STS-TUS için güncel karışık Spotlar ( alfabetik sıralı A-Z arası)

Moderatör: Doktorumtrak

Cevapla
drmirsaid
VIP
VIP
Mesajlar: 32
Kayıt: Cum Nis 21, 2017 11:34 pm
Reputation: 16

STS-TUS için güncel karışık Spotlar ( alfabetik sıralı A-Z arası)

Mesaj gönderen drmirsaid » Pzt Nis 24, 2017 12:11 am

A. DOGRU


1. Aplastik anemide pansitopeni olur, fakat organomegali beklenmez.D
2. akciğer sarkoidozun kesin tanısı biyopsi ile konur D
3. Alkolik sirozda GGT yükselmesi karakteristiktir. D
4. Akciğerin en sık görülen bening lezyonu hamartomdur. D
5. Ailesel akdeniz atesinde dokularda serum amiloid asosiye protein birikir d
6. Akut glomerülonefritte en son düzelen bulgu mikroskopik hematürüdir. D
7. Asemptomatik karaciğer enzim yüksekliğinin en sık sebebi karaciğer yağlanmasıdır.2 D
8. ABY de en son düzelen böbrek fonksiyonu, idrarın konsantrasyonudur d
9. Asbestozisin en sık görülen patolojik bulgusu plevral plaklardır. d
10. Asbestin AC de en sık yaptığı lezyon Mezotelyomadır. d
11. Akut mezanterik iskemi düşünülen bir hastada ilk istenecek tetkik Ayakta direkt batın grafisidir. D
12. Apendiks karsinoid tümörlerinde boyutuna bakmaksızın apendoktomi yapmak yeterlidir. d
13. Amiodaron kullanımı sonrası hipotiroidi görülebilir. D
14. Aterosklerotik plağın en sık yerleştiği periferik damar popliteal arterdir. D
15. Amiloidozda ölüm nedeni böbrek tutulumudur d
16. alkolik hepatite en spesifik GGT dir. d
17. A.suprarenalis media, aorta abdominalisin dalıdır.d
18. C vitaminleri anne sütünde inek sütüne göre daha fazladır.d
19. Ailesel amiloidoz hastalığında lizozim birikimi olur. D
20. Alzheimer hastalığında hydrosefalus ex vacuo tip hidrosefali görülür d


21. Akromegalik hastalarda en sık ölüm kardiovasküler komplikasyonlara bağlıdır. D
22. A- C vitaminleri anne sütünde inek sütüne göre daha fazladır. D
23. Ani kardiyak ölümlerin ensık sebebi aterosklerotik kalp hastalığına bağlı ventriküler fibrilasyondur. D
24. Aminogilikozidler anaeroblar ve intrasellüler bakterilere karşı etkili değildirler. D
25. A.cerebri medianın üst dalını tutan lezyonlarda motor tip afazi görülür. D
26. Atropin hem bradikardi hem de taşikardi yapar. D
27. Akantoliz Pemfigus hastalıklarında karakreteristiktir. D
28. Akut kor pulmonalenin en sık sebebi, massif pulmoner embolidir. D
29. abortus incipienste servikal silinme vardır ama kese yer değiştirmemiştir. D
30. A.transversa faciei, a.temporalis superficialisin dalıdır. D
31. aminoasitlerdeki azotlardan birinin kaynağı aspartat diğeri amonyaktır. D
32. AC karsinomları içinde en iyi prognozlı olanı bronkoalveolar karsinomdur d
33. Amiodarone hipertiroidi yapar ama hipotiroidi yapmaz. d 34. aort darlığında paradoks S2 çiftleşmesi duyulur d




B. DOGRU
35. B. Antracis toksini plazmidlerce aktarılır D
36. Bilirubinin konjuge hale dönüşümü endoplazmik retikulumda gerçekleşir. d
37. Broca konuşma alanını Gyrus frontalis inferiorda yer alır. D
38. Bir hastalığın etkeniyle karşılaşmış bir grup ve karşılaşmamış bir grup arasındaki söz konusu hastalığın insidans hızı bakımından gözlenen farka Atfedilen risk denir. d
39. B. cereuslu hastaların dışkıları bakteriyolojik inceleme açısından bilgi vermez. d
40. Besin zehirlenmesinde en sık etken staflardır. D
41. Beta laktam antibiyotikler sitoplazmik membrandaki proteinlere bağlanarak transpeptidaz enzimlerini inhibe ederler. D
42. Böbrek yetmezligini en iyi gösteren endojen madde Sistatin C dir. D
43. Bebeğin Hepatit B olma ihtimali Annedeki HbeAg varlığına bağlıdır. D
44. Band keratopati hiperkalsemi bulgularından biridir. D
45. Berrak hücreli karsinom en kötü prognozlu endometrium kanser tipidir. D
46. beyindeki kişilik merkezi frontal lobtadır. D
47. Boğmacanın en etkin tedavisi eritromisindir. D
48. bakır albüminle taşınır d
49. bazal hücreli deri kanseri metastaz yapmaz d
50. Beta talasemide en sık mortalite nedeni kalp yetmezliğidir. D
51. Boerrhave sendromunda tanısal olarak yapılacak ilk işlem, akciğer grafisidir. D
52. Broca afazisi motor afazi olarak da bilinir. D
53. Bir bayan da mens kanamasını geçiktirmek için progesteron verilir. D




C. DOGRU
54. CT veya MR daki lenf nodlarındaki büyüme klinik evrelemede kullanılmaz. D
55. Crohn da Süperfisyel aftöz ülser görülür. D
56. CHILD sendromunda konjenital extremite hipertrofisi görülür. D
57. chron hastalığında sigara içmekle prognoz kötü etkilenir. d
58. cmv virüsü ventrikülit yapar. D
59. HPV en sık papiller kondiloma neden olur. D
60. Cerrahide en sık gözlenen kanama fonksiyon bozukluğu trombositopenidir. D
61. Cerrahi hastalarında en sık görülen sıvı elektrolit bozukluğu hipovolemidir. D
62. c.glabrata psödühif yapmaz D
63. Chiasma opticuma ortadan bası olursa kişide bitemporal heteronimus hemianopsi görülür. d
Ç.DOGRU
64. Çocuklarda en sık görülen serebellar tümör medullablastomdur D
65. Çocuklarda en sık epiglottit nedeni H.influenza tip B dir. D
66. Çocuklar ve genc eriskin idiopatik membranöz nefropati hastalarinda M-tipi fosfolipaz A2 reseptörü (PLA2R)pozitiftir. D
67. Çocuklarda servikal adenitin en sık nedeni S. Aureus tur. D
68. Çocukta kemik yaşını en fazla gerileten tiroid hormon eksikliğidir. D
69. Çocuklarda en sık kronik böbrek yetmezliği nedeni VUR dir. d




D. DOGRU
70. Deniz ürünlerinden en sık bulaşan enfeksiyon Vibrio Parahemolitikus tur. D
71. Dört rektus kası arkada canalis opticus’u çevreleyen fibröz bir halkadan başlar D
72. demansda konfubulasyon görülür d
73. Diyabetik nefropatinin en erken bulgusu, mikroalbüminüridir. D
74. Diabetes insipidus da tiazid grubu diüretikler tercih edilir D
75. DM nin kafa çiflerinden en çok 3. kranial siniri etkiler. d
76. Depresif bulguların varlığı, ileri yaşta başlaması, hızlı başlangıç ve pozitif semptomların bulunması şizofrenideki iyi prognoz göstergeleridir. D
77. Dijitaller düşük dozlarda sempatomimetik etki ile taşikardi oluştururlar. d
78. D Dimer negatif gelirse pulmoner emboli ekarte edilebilir. D
79. Dış hemoroidler kendiliginden protrüze olurlar.tedaviye gerek yoktur. D
80. Demir eksikliği anemsinde ilk ortaya çıkan bulgu,depo demirinin azalmasıdır. D
81. Daha önce aşılanmamış olan 5 yaşındaki bir kız çocuğuna kızamık aşısı hemen yapılmalıdır. D
82. Dokularda biriken bakırı göstermek için Rhodamin boyası kullanılır. D
83. Dubin-johnson sendromunda pigmentasyon olur D
84. Diabetik nefropatide ilk tercih edilecek antihipertansif ACE inhibitörleridir. D
85. d vitamini aktivasyonunda görevli olan 1 alfa hidroksilaz enzimi mitokondrial bir enzimdir D
86. diabetik anne bebegi ve trizomi 13 (patau sendromunda ) holoprozensefali görülür. D
87. daha uzun seyirli fistüllerin spontan kapanma ihtimali daha yüksektir d
88. Demir içeren en önemli enzim ribonükleotid redüktazdır.d
89. Diğer statinlerden farklı olarak sitokrom enzimlerince metabolize edilmeyen statin pravastatindir. d



E. DOGRU
90. En sık oluşan amfizem tipi irregüler amfizemdir. D
91. ektopik gebelikler en sıklıkla tubada görülür. D
92. en sık torsiyone ve rüptüre olan over tümörü dermoid kisttir D
93. en uzun etkili lokal anestezik ropivakaindir. D
94. en kısa etkili benzodiazepim mıdazolomdur d
95. En sık paraneoplastik sendrom yapan akciğer tümörü, small-cell karsinomdur.d
96. en sık görülen meme kanseri infiltratif meme ca dır. d
97. En sık yara yeri enfeksiyon etkeni S.aureus tur d
98. ektopik gebelikler en nadiren posthisterektomi ve sezeryan skarlarından kaynaklanır. d
99. Eksfolyatif toksin str. granulosuma etkir. d
100. En sık kolovezikal fistül nedeni divertikülittir. d
101. En güçlü vazokonstüktor madde ürotensindir. D
102. En ciddi ve fatal malaryum tipi P. Falciparum dur. D
103. Emzirme döneminde tek başına progestreron içeren OKS ler iyi bir tercihtir. D
104. ektopik gebeliklerden tuba dışında en sık görüldüğü yer overdir. D
105. Epizom bakteri DNA sına plazmidin entegre olmasıdır. D
106. El- ayak- Ağız hastalığında etken Coxackie A virüstür. D
107. En uzun etkili opiyat Levometadil dir. D
108. Endometrium kanserinde inguinal LN tutulumu Evre 4b dir. D
109. En sık tiroidit nedeni, hashimoto tiroiditidir. D
110. En sık görülen gerçek divertikül Meckel dir. D
111. En sık görülen hipofiz tümörü, prolaktinoma dır. D
112. Enflamatuar meme kanseri T4d tümördür. D
113. En sık görülen immün yetmezlik sendromu, selektif IgA eksikliğidir. D
114. En kısa etkili ganglion blokörü Trimetafan kamsilat tır. D
115. En sık bilateral olan türkrük bezi tümörü Warthin tm dür d
116. En kardiyotoksik lokal anestezik Bupivakain dir. D
117. EBV lmp-1 ve bcl-2 aktivasyonu ile kanserogeneze neden olur d



F. DOGRU
118. Fetal hipoglisemi sürfantan üretimini yavaşlatır. D
119. Fossa axillarisin iç duvarını M.serratus anterior yapar. d
120. faktör 12 eksikliğine tromboz eğilimi artar d
121. Fallot tetralojisinde pulmoner stanoz prognozu belirleyen en önemli bulgudur. d
122. Fankoni aplastik anemisinde baş parmak yokluğu görülebilir d
123. Fetal hipoglisemi sürfantan üretimini yavaşlatır. D
124. Frajil X sendromunda Bilateral Makroorşidizm tipiktir. D
125. Fibrik asit türevleri PPAR üzerimdem etkilerini gösterirler. D
126. Fibrik asit türevleri PPAR üzerinden etkilerini gösterirler. D
127. Fetal asidozun gerçek göstergesi bu nedenle fetal iyilik testleri içersinde en objektif ve duyarlı olanı skalp kan örneklemesidir. D
128. Fetoplasental ünite foksiyonu en iyi yansıtan hormon östriol dur. D
129. fossa pterygopalatina içerisinde n.maxillaris bulunur. d
G. DOGRU
130. Gap junktionarın yapı birimi konneksin proteinidir. D
131. Glutatyon redüktaz antioksidan bir enzimdir. D
132. gastrointestinal florada candida albicans yoktur d
133. Geç duming sendromunda GİS semptomları yoktur. d
134. Gebelikte en sık over tümörü bebign dermoid kisttir. D
135. G proteinleri hücerinin stoplazmasında bulunur. D
136. Gebelikte reflü özofajit artarken ülser semptomları azalır. D
137. Glomus tümörü perisit hücrelerinden kaynaklanır. D
138. Guatrı olan bir hastada uygulanan USG de tiroid bezinin hipoekojen ve heterojen görünmesi tiroidit bulgusudur. D
139. Gonokok enfeksiyonlarına karşı bağışıklık gelişmez. D
140. Genç yaşta iskemik kalp hastalığı yapabilen vaskülit Takayasu dur. D
141. gis kanamada karın bulgusu yoktur d
142. Gestasyonel trofoblastik hastalık sonrası en uygun kontraseptif yöntemi OKS dir d



H. DOGRU
143. Hipotiroidide jinekolojik sorunlar hiperprolaktinemiye bağlıdır. D
144. Hipofiz bezine en sık metastaz yapan tümör Meme Ca dır d
145. Hiperkoagülobilite,endotel hasarı ve staz virchow triadı olarak bilinir. d
146. Hageman Faktörü,pıhtılaşma ve kinin sistemini başlatır d
147. HIV tat proteini ile kaposi sarkomu yapar d
148. Hastanede yatan hastalarda en sık hiperkalsemi nedeni malignitelerdir. D
149. Hidroksiamfetamin bağımlılık yapmaz. D
150. HTLV-1 ve HTLV-2 enfeksiyonlarında annenin bebeği emzirmesi kontrendikedir. D
151. Hipergonodotropik hipogonadizm sebeplerinden biride klinifelter sendromudur d
152. Hemoptiziye en sık neden olan kalp kapak hastalığı, mitral stenozdur. D
153. Hipofiz bezini değerlendirmede en iyi radyolojik yöntem MR dır. D
154. hipotiroidi ve ergenlik döneminde insülin ihtiyacı artar. D
155. Herpes Simleks ensefalitinin en güvenilir tanısı biyopsidir. D
156. HBV p53 mutasyonu ile hepatoselüler kanser yapar d
157. halotanın en sık yan etkilerinden biri de sarılıktır d
158. Hem anksiyolitik hem hipnotik etkili benzodiazepinler diazepam ve midazolamdır. D
159. Hemanjioperisitoma, hipoglisemiye neden olan damar tümörüdür d
160. Hemolitik Üremik Sendrom patolojisinde böbrek kortikal nekrozu mevcuttur. D 161. Hipofiz bezine en sık metastaz yapan tümör Meme Ca dır. d

İ.DOGRU
162. İskelet sistemini oluşturan kemikler arasında bağlantıyı sağlayan birleşme yerine JUNCTURA adı verilir d
163. İlk trimester spontan abortuslarında kromozomal anomali sıklıkla otozomal trizomilerdir. D
164. İlaç moleküllerinin %50 sinin iyonize olduğu duruma pKa değeri denir. D
165. İnsülin hipoglisemi testi, büyüme hormonu eksikliğinde kullanılan en önemli testtir. D
166. İmmunglobulinlerin Fc kısmına bağlanarak opsonizasyonu önleyen stafilokok antijeni Protein A dır. D
167. İnsan plasentası hemokoryonik, diskoid plasentadır. D
168. İnsülini metabolize eden enzim glutatyon transhidrogenazdır. D
169. İmpromidin özellikle obezite ve dikkat eksikliği sendromunda kullanılır. d

K. DOGRU
170. komplet mol de avasküler villüslar izlenir. D
171. kolon kanserinde kullanılan VEGF inhibitörü bevacizumabdır D
172. Karaciğer yetmezliğinde lorazepam için doz ayarlamasına gerek yoktur D
173. Kronik idiyopatik trombositopenide ilk tedavi seçeneği, steroiddir. D
174. Konstitüsyonel büyüme geriliğinde tartı ve boy doğumda normaldir. d
175. Katalaz pozitif , süpüratif enfeksiyonlar yapan beta hemolitik kok S.aureustur. D
176. Kaptopril ve lizinopril hariç bütün ACE inhbitörleri ön ilaçtır. d
177. Kinolonlar DNA giraz enzimi üzerinden etki gösterir d
178. karsinoembriyojenik antijen tayini yapılmalıdır d
179. Kızamık aşısı canlı aşıdır. D
180. Konjugasyon iki canlı bakteri arasında hücre-hücre teması olarak plazmid aktarımıdır. D
181. Kan transfüzyonunda en sık bakteriyel sepsis etkeni B grubu streptokoklardır. D
182. Kordosentez prenatal hemoglinopatilerin tanısında kullanılır. D
183. Kan kültürlerinden en sık izole edilen mantar kandidadır. D
184. Konjenital CMV enfeksiyonunda sık olarak Trombositopeni görülür. D
185. Kapsazepin; Substans P reseptör blokörüdür. Lokalolarak uygulandığında sadece ağrı duyusunu ortadan kaldırır. D
186. kriptoorşidizm zemininde seminom gelişebilir d
187. kapillerlerde artmış shear stresse karşılık PGI2 salınır d
188. Kloromfenikol 50S ribozomal subunite bağlanarak protein sentezini inhibe eder. D
189. kistadenom epitelyal kaynaklı bir tümördür D
190. Kraniofaranjioma hem hipotermi, hemde hipertermi yapabilir. D
191. ketaminin kullanımı sonucu olusabilecek bazı yan etileri gidermek amaçlı benzodiazepin eklenmesi uygun bir secenek olabilir. D
192. Kalp yetmezliğinde bnp analogu yenı ilaç nesiritittir. D
193. Kabakulak enfeksiyonun en sık komplikasyonu myokardittir. D
194. Kolesterol ester transfer protein inhibitörü Torsetrabip tir d
195. KLEPSIELLA VE SHIGELLA TÜRLERİ HAREKETSİZDİR d
196. Kabakulak enfeksiyonunun en sık komplikasyonu meningoensefalittir. D
197. Kızamık virusu hem nükleer hem sitoplazmik inklüzyon yapar. D




L.DOGRU
198. Leptin melanokortin yolu iştahı azaltır, enerji sarfiyatını artırır. D
199. Listeria normal vajen florasında bulunur. d
200. Linezolid bakterin protein sentezinde, proteinlerin prematür salınmasını sağlar D
201. Leishmanialar ürediği besiyeri NNN dir... d

M. DOGRU
204. Medial malleolu örten derinin duyu hissini alan sinir N.saphenustur.D
205. Mekonyum aspirasyonunun en sık nedeni perinatal asfiksidir. D
206. morfin yoksunluk sendromu belirtilerini ortadan kaldırmak için lofeksidin kullanılır d
207. Metaplazi en sık epitel dokuda meydana gelir. d
208. meslek hastalığı en sık ciltte görülür d
209. Malignitenin en önemli göstergesi metastaz,sonra lokal invazyondur. D
210. meme kanseri ile hem klinik hemde patolojik olarak karısabilen sklerozan adenozistir. D
211. meperidin hamilelerde kullanılabilir d
212. M. transversus perinei profundus ürogenital diyaframı oluşturur. D
213. Myokardi infarküsünde ilk yükselen ve en son düzelen enzimler sırası ile, CPK ve LDH dır. D
214. Mavi sklera osteogenesis imperfektada görülür. D
215. Myofasial ağrı sendromu palpasyondan uzak bölgede ağrı (yansıyan ağrı), gergin bantlar ve ağrıyı uyaran tetik noktaları ve lokal seyirmelerle karakterizedir.d
216. Mitral valv prolapsusu en sık edinsel kalp kapak hastalığıdırd
217. Miyokardda katekolamin duyarlılığını en az artıran genel anestezik Sevofluran dır. D
218. Mycardial infartüsünde görülen en önemli komplikasyon aritmidir d 219. m.biceps femoris uyluğa ekstansiyon, bacağa flexiyon yaptırabilir. d



N. DOGRU
220. Nocordia asteriodes ağız florasında bulunmaz. D
221. Nulliparite meme, over ve endometrium kanseri için risk faktörüdür. D
222. Nasokomial diyarelerin en sık etkeni C.Perfringenstir. D
223. noradrenalin bradikardiye neden olur d
224. Neonatal konvülziyonun en sık nedeni hipoksik iskemik ensefalopatidir. D
225. Nuc.salivatorius superior, n.facialisin parasempatik nucleusudur. D
226. Nonfonksiyonel testis varlığında over olsun olmasın primordial gonad dişi fenotipe farklılaşır. D
227. n.alveolaris inferior canalis mandibularisten geçer. D
228. Naegleria fowleri nin yol açtığı ensefalit te Amfoterisin-B kullanılabilir d
229. Novobiosin teikoik asit sentezini inhibe eder. D
230. neonatal lupus böbrek tutulumu yapmaz. D
231. Nikotin,hem parasempatomimetik,hem parasempatolitik,hem sempatomimetik, hem de sempatolitik etki gösterebilir. D
232. N.abducens i zedelenmiş bir kişide medial strabismus (İç şaşılık) gelişir. D
233. Niasin eksikliginde pellegra hastalıgı görülür d
234. Niasin eksikliğinde nörolojik bulgular etkisini gösterir. d

O.DOGRU
235. otoimmün hepatitte yalancı anti HCV pozitif olabilir D
236. Otoimmun hemolitik anemide tedavide ilk tercih steroidlerdir. D
237. overin brenner tümörü transizyonel hücreli epitelden kaynaklanır.d
238. otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında polisistin geni bozuktur. D
239.
240. Obezite tedavisinde ilk yaklaşım medikal tedavidir. D
241. ortam ışığı pulse oksimetreyinin sonucunu etkiler d




Ö. DOGRU
242. Ön fontanelin geç kapanmasının en sık nedeni raşitizmdir. D
243. 10 günlük bebekte direkt billirübin yüksek ise Gilbert Sendromu düşünülebilir. d
244. Osteosarkomla birlikteliği en fazla olan tm retinabloastomdur. D
245. Özefagus adeno kanserlerin en sık nedeni Barret Özefagustur. D
246. Östrojen kullananlarda vajinit,progesteron kullananlarda ise PID riski düşüktür. D


P. DOGRU
247. Postmortem pıhtı damar duvarından kolay ayrılır,venöz trombüs sıkı yapışmıştır,ayrılmaz. D
248. Pnömosistis pnömonisinde tanı alveoler sıvıda trofozoitleri göstermekle konulur. D
249. Pre Non-REM uykunun başlangıcı raphe nucleusundan serotonin salınması ile başlar D
250. Prematüre bebeklerde E vit. desteği gerekir. d
251. Pentamidin İzetionat: AIDS de fırsatçı enfeksiyon olan P. carinii enfeksiyonlarında aerosol olarak kullanılır.D
252. pulsus paradoksus kalp tamponadında duyulur D
253. pulmoner konusun belirginlestigi fakat pulmoner kan akiminin azaldiği hastalik valvüler pulmoner stenozdur. d
254. Penisilamin teratojen etki olarak Cutis Lata ya sebep olur. d
255. Post travmalarda ilk metabolik cevap katekolamin deşarjı ve insülin sekresyonunun düşmesidir.d
256. Panasiner amfizem, daha çok yaşlı kadınlarda, 1 anttripsin eksikliğine bağlı olarak gelişir. d
257. renal hücreli karsinom en sık hematojen yolla yayılır d
258. Rifampin bakteri RNA polimerazına bağlanarak transkripsiyonu başlangıç aşamasında engeller.D
259. Perküsyonda hiperrezonans; pnömotoraks ve astımın fizik muayene bulgusudur. D
260. Prematüredeki ARDS nin en sık sebebi sürfaktan üretiminde azalmadır. D
261. Perikardiyal effüzyon tanısı en iyi ekokardiyografi ile gösterilir d
262. Polisitemi vera hastalıgında kanda viskosite artışı görülür d
263. Pulmoner konusun belirginlestigi fakat pulmoner kan akiminin azaldigi hastalik valvuler pulmoner stenozdur.
264. Pilor stenozunda hipokalemik metabolik alkaloz görülür. D
266. Persistan pulmoner hipertansiyonun tanısı Ekokardiyografi ile konur. D
267. Peptic ülser etiyolojisinde en sık sebep h.pylori infeksyionudur d
268. Peudomonans endokarditlerinde en sık kalp kapak tulumu trikuspit kapaktır. d
269. Plevral sıvıda gluloz düşüklüğünün önemli nedeni Romatoid Artrit dir. D
270. Panhipopituitarizmli bir çocuğa hormon tedavisi verirken önce tiroid hormon replasmanı yapılırsa adrenal kriz meydana gelebilir. D
271. Posterior en sık bacak addüksion ve iç rotasyondadır d
272. Prolaktin düşerse immün sistem baskılanır. D
273. Prolaktinoma tedavisinde birinci tercih medikal, diğer adenomlarda cerrahidir. D
274. Perikardit hıçkırık yapar. D
275. Pediatride epistaksisin en sık nedeni burun karıştırma ve travmadır. D


R. DOGRU
276. RA gözde; episklerit, sklerit, skleromalazi (mavi sklera) yapar.koroid ve retina tabakalarını tutmaz. D
277. Rotator cuff kasları m.teres minör, m.supraspinatus, m.infraspinatus, m.subscapularistir. d
278. Radyasyonla oluşan en sık malignite lösemidir. D
279. Rifampin hem tüberküloz hem de lepra tedavisinde kullanılabilen bir ilaçtır. D
280. Renal ven trombozunun çocukta en sık nedeni dehidratasyondur.d
281. Remifentanil; plazmada pseudokolinesterazlar tarafından parçalanır. D


S. DOGRU
282. Sickle Cell Anemide Salmonella Osteomyeliti önemli bir sorundur. D
283. Saralazin: Oral kullanılamaz, çünkü peptid yapıdadır. D
284. sarkomlar en sık hematojen yolla yayılır. d
285. Schistosoma mansoni organ granülomlarına neden olabilir.d
286. Status epileptikus geçiren bir çocukta ilk olarak diazem tedavisi uygulanır. d
287. seröz kistadenokarsinom en sık bilateralite gösteren epitelyal over tümörüdür D
288. Somatostatin mide asit salınımını, mide boşalmasını, safra kesesi kasılmasını ve splaknik kan akımını azaltır. d
289. Syringomyelia, canalis centralis ve etrafında cavitasyon ile karakterizedir.d
290. S. Typhi nin tanısında kullanılan en iyi kültür ortamı Kemik iliği aspiratıdır. D
291. SLE li annenin cocuğunda antiRo/La pozitifliği kongenital kalp bloğuna neden olur d
292. Sekonder biliyer sirozun en sık sebebi, safra yolları darlığıdır. D
293. Sinyal iletiminde, bir molekülün çok sayıda molekülü aktive etmesi ve bu yolla her aşamada aktifleşen molekül sayısının katlanarak artması olayına Amplifikasyon denir. D
294. Steroide dirençli ITP de en uygun tedavi, splenektomidir. De
295. Sago dalagı ve lardeceus dalak amiloidozdadır d
296. Sekonder dismenore için en sık gynekolojik neden endometriozis. D
297. Sulcus coronarius içinde coroner arterlerin ana gövdeleri bulunur. d
298. Sklerodermada otoantikorlar dna-topoizomeraza karşı gelişmiştir. D
299. salmaonella taşıyıcılıgı en sık safra kesesindedir. D
300. Sinus sigmoideus, for.jugulare ye girerek v.jugularis interna adını alır. D
301. Salmonella typhi enfeksiyonu çekum perforaasyonuna yol açabilir. D
302. Sotalol hem beta blokaj hem potasyum kanal blokajı yapar. D
303. Saralazin: Anjiotensin reseptörlerinin parsiyel agonistidir. D
304. S. Typhinin tanısında kullanılan en iyi kültür ortamı kemik iliği aspiratıdır. D
305. toplum kökenli pnömonin en sık etkeni s.pnömonia dır d
306. splenektomili bir kişide sıtma,babesyoz ve kapsüllü bakteri infeksiyonları ağır seyreder d
307. Shigella Gastroenteritinin en sık komplikasyonu Ensefalopatidir. D
308. STENOTROPHOMONAS MALTOPHILIA OKSİDAZ NEGATİF , NON-FERMENTATİF GRAM NEGATİF BASİLDİR d
309. Sporlar intrasellüler boyanmayan yapılardır. D
310. Sjögren sendromunda temel patolojik değişiklik ductilitis (duktilit) tir. D
311. Subakut tiroiditde radyoaktif iyot uptake i azalmıştır. D
312. Silyumun yapısında bulunan, periferdeki mikrotübül çiftlerini birbirine bağlayan protein köprüsüne Neksin denir. D
313. Sefalosporinler PBP (Penisilin Bağlayıcı Protein) ler aracılığı ile hücre duvarı sentezinin inhibisyonu yaparlar. d



Ş. DOGRU
314. Şarbonun hepatik formu en fataldır. D
315. Shigella dizanteri yapar. d



T. DOGRU
316. Tiroid stimülan hormon reseptörü G protein kenetli bir reseptördür. D
317. Toxoplasma anne sütüne geçer ancak emzirme için kontrendikasyon oluşurmaz D
318. Tirotoksikoz tedavisinde yüksek doz iyot+propranolol kullanılır. D
319. Travma sonrası insülin salınımı birkaç saat sonra aşırı yükselir.d
320. Tbc akcigerden sonra en sık kemik iligini tutar d
321. Treponema pallidum un neden olduğu sifilizde, tüm dönemlere ait lezyonlarda obliteratif endarterit gelişimi söz konusudur d
322. Toksik epidermal nekroliz dermoepidermal bileşkede meydana gelir. d
323. Tetanozda en sık ölüm nedeni asfiksidir. D
324. Tanısı klinik olarak konan antepartum kanama nedeni dekolman plasentadır. D
325. Tropkial sprue tanısında folik asit verilir. D
326. testiküler diferansiasyon için Y kromozomunda testis belirleyici faktör gereklidir d
327. Taurin safra asitlerinin yapısında bulunan nörotransmitterdir. D
328. TPN nin en sık komplikasyonu metabolik komplikasyonlardır. D
329. Tıkanma sarılığında kortikosteroid kullanılmaz d


U.DOGRU
330. Uygun şartları bulduğu zaman bakterilerin tekrar vegatatif haline dönmesine germinasyon denir. d


Ü.DOGRU
331. Uzun etkili projestinlerle olan atrofi kanaması için östrojen verilir. D
332. Ülseratif kolitin en iyi tanı yöntemi, sigmoidoskopi ve mukozal biyopsidir. D 333. Ülseratif kolitte böbrekte ürik asit taşlarında artış olur.d


V. DOGRU
334. Vit B5, KoA ve ACP yapısında bulunur d
335. vena cava superior obstruksiyonunda santral venöz basınç artar ve pulsasyon kaybolur. d
336. Valvüler aort stenozununda obstruksiyonun derecesini saptamak için en en iyi yöntem doppler ekokardiyografidir. D
337. Viral hepatitte serum alkalen fosfataz düzeyinin en yüksek olduğu klinik tip, kolestatik tiptir.d
338. Vezikoüretial reflünün en sık nedeni trigonal kas yapısındaki zayıflıktır. D
339. Wegener granülamatozu akciğerlerde kaviter lezyon yapabilir d
340. Vulva tümöründe ilk önce yüzeyel inguinal LN nu tutulumu vardır. D
341. Vincristin ADH salınımını artırarak dilüsyonel hiponatremiye sebep olur. D
342. Vena Cava Süperior sendromunun en sık sebebi akciğer Ca dır.d
343. V.suprarenalis sinistra, v.renalis sinistraya dökülür. d


Y. DOGRU
344. Yağ dokusunda lipolizi inhibe ederek etki gösteren hipolipidemik ilaç niasindir. D
345. Yenidoğan Eritema Toksikum lezyon incelemesinde eozinofiller görülür. D
346. Yenidoğan hemorajik hastalığının temel nedeni K vit eksikliğidir D
347. yağ malabsorbsiyonu olan parazitin en mutlak tedavisi metranidazoldür. D
348. Yenidoğan en sık sepsis sebebi B Grup Streptekoklardır. D
349. Yenidoğanda hidrosefalinin en sık sebebi toksoplazmadır. D
350. Yenidoğanda konvulsiyonların en sık nedeni hipoksidir. D
351. Yenidoğan hidrosefalinin en sık sebebi toksoplazmadır. D
352. Yenidoğan oral moniliazisin en önemli kaynağı Anne vajinasıdır. d


RAKAM. DOGRU

353. 3 günlük bebekte kanlı vajinal akıntının en muhtemel sebebi vajinal adenozistir. D
354. 10 günlük bebekte indirekt billirübin yüksek ise Gilbert Sendromu düşünülebilir. D

Pdf çevirdim isteyen arkadaşlar https://mega.nz/#!VYc13b5Q!EFO4yPIYW990 ... 2bwZBbl9Jg indirebilirler. (A-Z hepsi var)



Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Yurtdışı Tıp Fakülteleri Dokümanları” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir