Asistanlık ve Yeniden Tus

Cevapla
Bilgi Bilek Büker
Onur Üyesi
Mesajlar: 31
Kayıt: Cmt Eyl 02, 2017 3:56 pm
Reputation: 5

Asistanlık ve Yeniden Tus

Mesaj gönderen Bilgi Bilek Büker » Pzr Eyl 03, 2017 8:29 pm

Asistanlık ve Yeniden Tus
Herkese merhabalar...
Birçok arkadaşımız asistanlığa bir sürü soru işaretleriyle başlar. Kimisi bir daha girse miydim der kimisi bölüm istediğim gibi ama şehir olmadı der, kimisi acaba başka bölüm mü yazsaydım der, bir başkasının ise bambaşka bir sorunu vardır. Çok azı gerçekten istediği bölüm ve şehirdedir. Eğer şartlar istediğimiz gibi gitmez ve aradığımızı bulamayacağımızı anladığımız zaman ki bu zaman kiminde 1 ay kiminde 1 yıl olur istifa şimşekleri çakar kafamızda. Şartlarının daha rahat olacağına inandığı bir bölümü düşler ve bunun için yollar aramaya başlar. Eğer gerçekten buna karar verdiyse kişi mutlaka bir girişimde bulunur. Kimi asistanken gizlice kimseye çaktırmadan tus çalışır kimi ise basar istifayı tusa çalışır. Bu yazımda yeni bir asistanlık için istifa şart mıdır değil midir onu anlatmaya çalışacağım.

İlk olarak gözümüzde büyüyen ve bizi istifaya iten neden nöbet sayısının fazlalığıdır. Nöbetlerimiz olmasa bu işi halledebiliriz gibi gelir. Buna kalpten inanırız. Çünkü oradan kaçmak için en güçlü kaledir nöbet sayısı. Ama her gün 24 saatiniz sizin olsaydı bile her şey yolunda gidecek diye bir kabul yok. Bu düşünce sadece kişiye kendisini iyi hissettirir daha fazlası değildir. İstifa etmek nöbet ve iş yükünde kurtulmak kişiye istediği bölümün kapısının açılmasıyla eş anlama geldiğini düşündürür. Peki bu durum gerçekten öyle midir? Bu inanılan ilk hatadır. Aslında işler riskli bir hal alır. Sorumluluk artar omuzlardaki yük biraz daha sert hissedilir. Dilekçenizi teslim ederken ve tek tek imzalar için birim birim dolaşırken uyanma evresindeki bir hasta gibisinizdir aslında. Dilekçeniz kabul edilince uyanırsınız ve aslında 2.perde başlar. Oradan koşarak uzaklaşmamak için hiçbir nedeniniz yoktur. Ama oradan kaçarak uzaklaşmak kolay değildir. Artık orası avucunuzdan uçup gitmiştir oradaki tüm emekleriniz, uğraşılarınız mazi olmuştur gözünüzde. Bunu hissedersiniz. Her ne kadar oradan nefret etmiş olsanız da tus için deliler gibi çalışacağınıza inansanız da bunu hissedersiniz. Bir ayrılıktır aslında isitifa sevgili her ne kadar kötü ve huysuz olsa da ayrılıktır işte hüzün olmadan olmaz. Artık tusa çalışmaktan başka bir işiniz yoktur ve bu sizi sürekli tus çalışmalıyım tus çalışmalıyım diye alert edecektir. Öte yandan maddi kaynağın kesilmesi, istifanın getirdiği psikolojik yük, bir önceki tusa göre beklentinin artması, hayat standartlarını artırma anksiyetesi bir araya toplanıp omuzlarınıza çökecektir.

Peki istifa etmeyelim mi. Dayanılamayacak bu ortama daha ne kadar katlanayım dediğinizi duyar gibiyim. Dostum ben istifa etme demiyorum. Neler hissedeceksin ona hazırlıklı ol diyorum. Eğer oradan çekip gideceksen dışarda gül bahçesi yok; o teslim ettiğin dilekçenin sorumluluğuna sahip çıkman gerektiğini bil diyorum. Basit bir olgu değildir istifa. İradeniz güçlü olmalıdır, oradaki kendinize tanıdığınız tüm kredileri tüketmelisiniz. Bir yanınız hala ordaysa hala acabalarınız varsa ilk fırsatta bunlar istifa sonrası beyninizi bir örümcek ağı gibi sarar. Siz o ağlardan arınmaya çalışırken çok zaman geçer. Sınav gelir yaklaşır. Elde avuçta umulan bulunmayabilir. Oysa çalışma metinleriniz ve planınız net olmalı, sadece tus tarihine odaklanmalı ve beynin farklı düşünce deryalarına girmelerine izin vermemelisiniz. Hedefe kitlenme tam olmalı. 90 dakika bitmeden bol gollü bir maç çıkarmalısınız. Bu ciddiyete ne kadar sarılırsanız o kadar mantıklı bir süreç geçirmiş olursunuz.

Şimdi bıçağın diğer yüzüne bakalım. Hem asistanlığa devam hem de tus çalışma mümkün mü peki?
Elbette mümkün. Hem de istifalıyken olduğundan daha rahat bile olabilir.

Benim ve çevremden edindiğim tecrübeme göre istifalı tusa çalışmak 8 nöbetle tusa çalışma açısından yaklaşık eşdeğer beyin yüküne sahiptir. Çok önemli bir nokta: “istifa etmemiş olmanızı asla tusu kazanma açısından bir engel olarak görmeyiniz.” Çünkü çalışma hayatında olmak tusa karşı daha kolay kurulabilir bir otokontrol sağlar. Her boşluğu değerlendirme gayreti içinde olmanız size hem iş hayatında hem tus çalışmasında daha kontrollü olmanızı sağlar. Bu süreç aynı zamanda size zaman yönetimi açısından da çok katkı sağlar. Meslek hayatındayken tusa çalışma daha ağır bir psikolojik ve mental yüke sahipmiş gibi görünebilir. 24 saati boş olan biri kadar kendinizi şanslı hissedemeyeceğiniz için her boş anın kıymetini daha iyi idrak etmelisiniz. inanın ki bunu yapabilmek tüm günün boşluğunun şımarıklığından kurtulmaktan daha kolaydır. Tüm mesele sizin yaydan fırlamış bir ok gibi hedefe yönelmenize bakar. Eğer siz olsa da olur olmasa da olur havalarındaysanız istifa etmeniz ile etmeminiz arasında sonucu etkileyecek bir fark kalmaz.

Bir pencere daha açayım. Günümüzde artık neredeyse her tusun davalık olması, dava sonuçlarının uzaması, tercih sonuçlarının bile neredeyse 2 hafta sonra açıklanıyor olması, internlerin tercih yapma sorunsalı, aylar süren güvenlik soruşturmaları derken bir istifa en iyi ihtimalle 1 yıla mal olmaktadır. Yani siz tusa istifa edip 5-6 ay çalışacaksınız ama bir o kadar da beklemeyle geçecek. Tüm bu durumları ele aldığımızda istifasız tusa çalışmak her şeye rağmen daha cazip görünmektedir. Tekrar diyorum asla ama asla istifa edemiyor olmanızı asla tusu kazanma açısından bir engel olarak görmeyiniz.

İster istifalı olun ister istifasız her iki durumda da yapılacaklar pek değişmez. Kısaca onlardan bahsedip yazımı bitirmek istiyorum.
Öncelikle bir çalışma planınız olmalı. Bu planınızı kurarken çalışıyorsanız nöbetinizi tuttuğunuz yerin yoğunluğuna göre nöbet günlerine göre ayarlama yapmalısınız. Bu planı yapmanızın amacı asla harfiyen uymak değil iler ki bir tarihte nerede olmanız gerektiğini görmeniz açısındandır. Hedeflere ne kadar yaklaştıysanız o kadar doğru bir iş yapıyorsunuz demektir. Sizin için süreç kolay olmayacak ama bu işi gerçekten çok istiyorsanız uykudan ve sosyal ortamlardan ödün vermelisiniz. Hatta eğer evliyseniz eşinizle geçireceğiniz süreden de kısmalısınız. Sizi ayakta tutacak gücün bu temponun bir gün daha güzel günler için biteceğine inancınız olmalıdır. Tüm hayatınızı ve yaşantınızı kısa bir süreliğine evet kısa süreliğine çünkü siz o tempoya girdiğinizde günler su gibi geçip gidecek tus kaplayacak ve emin olun ki siz kopmayıp, sıkılmadıkça, direndikçe, fedakarlık ettikçe sonuç buna değecek.

Saygılar...



sarahgreen
VIP
Mesajlar: 1
Kayıt: Pzt Eyl 04, 2017 5:45 pm
Reputation: 0

Mesaj gönderen sarahgreen » Pzt Eyl 04, 2017 11:20 pm

teşekkürler :)

doctorstrange
VIP
Mesajlar: 1
Kayıt: Pzr Eyl 17, 2017 9:53 pm
Reputation: 0

Mesaj gönderen doctorstrange » Pzr Eyl 17, 2017 10:05 pm

çok güzel motivasyon yazısı olmuş ^_^
"I believe whatever doesn't kill you simply makes you...stranger" Joker

İamsurgeon1
Mesajlar: 10
Kayıt: Pzt Eyl 18, 2017 4:24 pm
Reputation: 0

Mesaj gönderen İamsurgeon1 » Prş Eyl 21, 2017 11:24 am

güzel bir yazı olmuş teşekkür ederiz

anksiyolitik
VIP
Mesajlar: 96
Kayıt: Çrş Eyl 06, 2017 12:35 pm
Reputation: 1

Mesaj gönderen anksiyolitik » Cmt Eyl 23, 2017 11:10 pm

güzel yazı...

drmattilda
Mesajlar: 34
Kayıt: Pzt Eyl 18, 2017 11:54 pm
Reputation: 0

Mesaj gönderen drmattilda » Cmt Eyl 30, 2017 6:11 pm

teşekkürler

Cevapla

“Köşe yazılarım” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir