Hedefinize ulaşmak için

Cevapla
tusmer
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
Mesajlar: 6
Kayıt: Pzt Eki 16, 2017 4:01 pm
Reputation: 23

Hedefinize ulaşmak için

Mesaj gönderen tusmer » Prş Eki 26, 2017 4:30 pm

Hedefinize ulaştığınız zaman neler göreceğinizi, neler duyacağınızı ve neler
hissedeceğinizi bilirseniz daha iyi motive olursunuz ve amacınıza ulaşmak için
daha çok ve daha istekli çalışırsınız. Eğer bir cerrah olmak istiyorsanız hayata
tutunmasını sağladığınız bir hastanın yakınlarına başarı müjdesini verirken kendinizi
hayal edebilirsiniz. İnsanların size söylediği övgü dolu sözleri işitebilir, yüzlerindeki
gülümsemeyi görebilirsiniz. Mutluluk gözyaşlarını hissedebilirsiniz. Tüm duyularınızı
o anın içerisine katarak hayalinizi canlandırın. Emin olun motivasyonunuz artacaktır.

Bu sınavlar hiçbir şeyin sonu değil, ancak pek çok şeyin başlangıcı olabilir.
Başarısızlık diye bir şey yoktur ve her şey birer öğrenme deneyimidir.
“Başarısızlık, daha zekice başlama fırsatından başka bir şey değildir.”



Kullanıcı avatarı
Ezgisu
VIP
VIP
Mesajlar: 215
Kayıt: Pzt Nis 24, 2017 8:27 am
Reputation: 350

Mesaj gönderen Ezgisu » Prş Eki 26, 2017 7:20 pm

Sürekli söylüyoruz bunları da kalıcılıgı olmuyor maalesef...

Kullanıcı avatarı
ziyak
VIP
VIP
Mesajlar: 70
Kayıt: Prş Nis 27, 2017 4:43 pm
Reputation: 33
Konum: Samoa ASM

Mesaj gönderen ziyak » Cmt Eki 28, 2017 3:26 pm

O zaman şöyle düşünün, acil ya da birinci basamakta çalıştığınızda belki güvenlik görevlisi sayısı 1 ya da 2 iken hatta hiç yokken, uzman olduğunuzda bu sayı artacaktır. Bu görevlilerin ne kadar fonskiyonel olduğu tartışılır ama bazı korkuların daha fazla motive edici gücü vardır, o yüzden söyledim. Motivasyonu gerçekliğe ne kadar yaklaştırırsanız o kadar motive eder sizi o kadar gerçektir çünkü. Mesela bu örnekte mutluk gözyaşları vs.. denmiş mesela gerçeğe döndüğümde cerrahların ZMSS'sini yapmaya yanaşmayan sigorta şirketleri geliyor benim aklıma.

Başarısızlığın başarıyı getirdiği de sizin yılıp yılmama kapasitenizle doğru orantılıdır. Başarısız oldum diye bırakırsanız başarısız olursunuz maalesef. Bırakmazsanız tünelin ucunda daima o ışık yanar. Tünel uzundur kısadır o dur budur ama siz o ışığa gittikçe umut vardır.

Charlesnom
Kayıtlı Üye
Kayıtlı Üye
Mesajlar: 2
Kayıt: Cum Ağu 16, 2019 4:35 am
Reputation: -1
Konum: United States
İletişim:

Mesaj gönderen Charlesnom » Pzt Eyl 02, 2019 10:43 pm

Sınıf öğretmeni çocukların uykuları üzerine bir araştırma yapıyordu. Rüya görmenin insan ruhunu ne kadar rahatlattığını ve onlar için ne kadar gerekli olduğunu belirttikten sonra,

“Söyleyin bakalım Bu gece ne gördünüz?” diye sordu.

Çocuklar tek tek el kaldırarak rüyalarını anlatmaya başladılar. O haftaki rüyaların bir çoğu televizyonda seyrettikleriydi çocukların… Üç gün önce meydana gelişen korkunç trafik kazası, cinnet geçiren emeklinin karısı ve çocuklarını yol ortasında bıçaklaması…

Öğretmen arka sıralarda oturan öğrencinin el kaldırmadığın görünce ona doğru yaklaşıp “Hayrola arkadaş” dedi. “yoksa sen hiç rüya görmüyor musun?” Küçük çocuk yanakları pembeleşirken “Elbette görüyorum” diye gülümsedi. “Fakat benim rüyalarım çok farklı”.

“O zaman, gördüğünü anlat” dedi öğretmen, “Arkadaşlarınla aynı şeyi görmen gerekmiyor.” Küçük çocuk ben dedemle birlikte gittiğim balık avını gördüm” dedi. “Köyümüze yakın bir deredeydik. Ve koca bir balık tutarak eve götürdük.”

Öğretmen yaptığı çalışmayı bir sonraki dersinde de sürdürdü. O hafta görülen rüyaların büyük çoğunluğunda ırak’ın bombalanması sırasında ölen yüzlerce çocuk vardı. Diğer rüyalarsa meşhur bir şarkıcının ayağından vurulması ve iş adamlarından birinin kaçırılması ile ilgiydi.
Öğretmen arka sıradaki öğrencinin bu seferde el kaldırmadığını görerek yanına gitti ve ona ne gördüğünü sordu. Küçük çocuk dışarıdaki karlı dağlara bakıp anlatmaya başladı rüyasını:

“Geçen hafta bir çok kuzumuz doğdu. Rüyamda onları dağın yamacındaki pınara götürmüştüm. Bu arada çiçeklerle konuşup gökyüzündeki kuşlarla yarıştım. Onlar gibi uçuyordum havada.”

Öğretmen araştırmasını biraz derinleştirdiğinde çocuğun diğer kardeşlerinin de aynı türde rüyalar gördüğünü öğrendi. Hatta dedesi bile onlar gibiydi.

Sonunda merak edip sordu:

“Hep bu türden rüyaları görmeniz çok harika Sanki film gibi her biri.Yoksa bunun için bir formül mü var?

Küçük çocuk şu ibretli cevabı verdi:

“Bilmiyorum öğretmenim Televizyon alamayacak kadar fakir olduğumuz için Allah da bize bu filmleri gösteriyor olmalı”


Not: arkadaslar rüyayla ilgili oldugu icin bu konuyu bu bölüme acmak istedim...

Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Köşe Yazıları” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: fatih0624, minastiritoglu ve 2 misafir