Gönderen Konu: Bir doktorun günlüğü  (Okunma sayısı 1251 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Lifos

  • İleti: 5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Kurumunuz: MMA
Bir doktorun günlüğü
« : 22 Aralık 2016, 05:30:52 »
Dünya kadar zamanımı bir vaka sorusunda
aslında sorunun amacından farklı, vakadaki başka noktaya takılıp
çözmeğe çalışmakla harcadım. Başarılı da olamadım.
Kızgınım.
Eklem ağrıları, eozinofili ve sepsise bağlı ABH.
Bu vakada Sepsisin etiyolojisine takıldım.
Paraziter olabilir. Ama paraziter sepsis hakkında doğru dürüst bir yazı bulamadım ki,
fikrimi kontrol edeyim.
Yoksa tüm sepsislerde eozinofili oluyor mu? Derken bu sorum da cevapsız kaldı.
Ayrıca eklem ağrılarının patojenezi ne olabilir?
Kısacası ben bu vakadan hiçbir şey anlamadım.
Evet, buarada soru da şu idi.
Üç gün önce eklem ağrıları ve yüksek ateş başlayan hastada eozinofili, steril piyüri ve akut böbrek hasarı saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
A. Sepsisle ilişkili akut böbrek hasarı B. İnterstisyel nefrit C. Radyokontrast nefropatisi D. Rabdomiyoliz E. Prerenal azotemi

***



Antitusif.Com

Bir doktorun günlüğü
« : 22 Aralık 2016, 05:30:52 »

Çevrimdışı Lifos

  • İleti: 5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Kurumunuz: MMA
Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #1 : 10 Ocak 2017, 17:19:08 »
Eveeet, sonunda çözüldü.
Aslında çok basit ve sıradan bir şekilde çözüldü: doğru cevaba bakarken hata yapmışım, doğru cevap a deği, b şıkkı.
Hipersensivite reaksiyonuna bağlı, inflamasyon zemininde eozinofili eşliğinde...Şimdi tam oturdu.

Çevrimdışı jefedindaroglu

  • İleti: 2
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #2 : 12 Ocak 2017, 00:37:46 »
yaşıtlarım ve dahi benden küçükler bir yerlere yerleşirlerken, aileden ve dostlardan uzakta bir mecburi taşrasında çeşitli sebeplerden halledemediğim şu süreci hemhâl olacak kimseye açamamanın, yersiz yurtsuz bir şekilde kendine faydası yokken dertlilere derman vesilesi olma çabasında, hiçbir vazifem olmamasına rağmen bu saate dek beni uyutmayan, beni yıllardır doğru düzgün hayatın içine salınmaktan alıkoyan şey her neyse, kendime olan inancımı kaybetmeme sebep oldu. "sonunda kendini gizleyecek bi yer bulmuşsun sanki öyle bi huzur da var mı?" diye soran dertleştiğim bir insana verdiğim cevapla günlüğü noktalıyorum: "Elin uzanamayacağı yere düşünce kaybolup unutulan küflenen meyveler.."

Çevrimiçi rumour

  • Amici, diem perdidi
  • Genel Moderatör
  • İleti: 712
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #3 : 12 Ocak 2017, 01:49:10 »
yaşıtlarım ve dahi benden küçükler bir yerlere yerleşirlerken, aileden ve dostlardan uzakta bir mecburi taşrasında çeşitli sebeplerden halledemediğim şu süreci hemhâl olacak kimseye açamamanın, yersiz yurtsuz bir şekilde kendine faydası yokken dertlilere derman vesilesi olma çabasında, hiçbir vazifem olmamasına rağmen bu saate dek beni uyutmayan, beni yıllardır doğru düzgün hayatın içine salınmaktan alıkoyan şey her neyse, kendime olan inancımı kaybetmeme sebep oldu. "sonunda kendini gizleyecek bi yer bulmuşsun sanki öyle bi huzur da var mı?" diye soran dertleştiğim bir insana verdiğim cevapla günlüğü noktalıyorum: "Elin uzanamayacağı yere düşünce kaybolup unutulan küflenen meyveler.."

 mihail bulgakovun geç bir doktorun anılarını hatırlattınız hocam. kitabı okuyabilir veya mini dizisini izleyebilirsiniz.

Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir. Zor bir doğum, hassas bir cerrahi müdahale, uzaktaki bir hastaya ulaşabilmek için şiddetli bir kar fırtınasına rağmen göze alınan bir yolculuk, ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaş… Genç doktorun gündelik hayatında karşılaştığı bütün zorlu sınavlar, Bulgakov'un elinde olağanüstü güçlü bir anlatımla, dram sınırlarında gezinen bir dokunaklılıkta öykülere dönüşür

bende bu soğuk karlı günde kadehimi  mihail bulgakov şerefine kaldırıken 1 dal sigara yakayım ve geçmişi yad edeyim. tıpkı ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaşım bulgakov gibi..

nazdrovya
cebinizde milyonlar olmasa da antitusif her zaman yanınızda

vip kriterleri
http://www.antitusif.com/index.php/topic,18609.0.html

Çevrimdışı jefedindaroglu

  • İleti: 2
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #4 : 12 Ocak 2017, 10:08:43 »
yaşıtlarım ve dahi benden küçükler bir yerlere yerleşirlerken, aileden ve dostlardan uzakta bir mecburi taşrasında çeşitli sebeplerden halledemediğim şu süreci hemhâl olacak kimseye açamamanın, yersiz yurtsuz bir şekilde kendine faydası yokken dertlilere derman vesilesi olma çabasında, hiçbir vazifem olmamasına rağmen bu saate dek beni uyutmayan, beni yıllardır doğru düzgün hayatın içine salınmaktan alıkoyan şey her neyse, kendime olan inancımı kaybetmeme sebep oldu. "sonunda kendini gizleyecek bi yer bulmuşsun sanki öyle bi huzur da var mı?" diye soran dertleştiğim bir insana verdiğim cevapla günlüğü noktalıyorum: "Elin uzanamayacağı yere düşünce kaybolup unutulan küflenen meyveler.."

 mihail bulgakovun geç bir doktorun anılarını hatırlattınız hocam. kitabı okuyabilir veya mini dizisini izleyebilirsiniz.

Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken, bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir. Zor bir doğum, hassas bir cerrahi müdahale, uzaktaki bir hastaya ulaşabilmek için şiddetli bir kar fırtınasına rağmen göze alınan bir yolculuk, ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaş… Genç doktorun gündelik hayatında karşılaştığı bütün zorlu sınavlar, Bulgakov'un elinde olağanüstü güçlü bir anlatımla, dram sınırlarında gezinen bir dokunaklılıkta öykülere dönüşür

bende bu soğuk karlı günde kadehimi  mihail bulgakov şerefine kaldırıken 1 dal sigara yakayım ve geçmişi yad edeyim. tıpkı ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaşım bulgakov gibi..

nazdrovya

çehov da bulgakov da yeterli değil.
nazdrovya

Antitusif.Com

Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #4 : 12 Ocak 2017, 10:08:43 »

Çevrimdışı Lifos

  • İleti: 5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Kurumunuz: MMA
Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #5 : 13 Ocak 2017, 00:03:59 »
Okudun mu, satır arasını okuyacaksın, baktın mı ruhuna bakacaksın...


Çevrimdışı Lifos

  • İleti: 5
  • Cinsiyet: Bayan
  • Kurumunuz: MMA
Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #6 : 02 Mart 2017, 13:53:22 »
Keloğlan masalları'nı bilmeyen yok.
Bu oğlanın doğuştan kelliği var. Masalsı hastalık mı?
 Meğer varmış öyle bir hastalık. Omenn senrdomu. Kombine immun yetmezliktir, eozinofili ve alopesi ile seyreden ağır seyirli hastalıktır.

Antitusif.Com

Ynt: Bir doktorun günlüğü
« Yanıtla #6 : 02 Mart 2017, 13:53:22 »